Son dakika haber… Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu canlı yayında gündemi değerlendirdi: (3)

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye’nin İsrail’le ilişkilerin normalleşmesine dair atılan adımların önemine dikkati çekerek “Mayısın ortasında Enerji Bakanımızla (Fatih Dönmez) hem Filistin’e hem İsrail’e bir ziyaretimiz söz konusu. Aslında 3 Nisan için bu planlanmıştı daha önce ama o gün İsrail Başbakanı Naftali Bennett, Hindistan’da, yurt dışında olacakmış. O nedenle mayısın ortasına erteledik.” dedi.

Bakan Çavuşoğlu, A Haber’de katıldığı canlı yayında güncel gelişmeleri değerlendirdi.

Çavuşoğlu, Rusya-Ukrayna taraflarının bir sonraki görüşmesinin nerede olacağına ilişkin soruya “Bundan sonraki süreçte İstanbul’da olmasını tercih ederiz.” yanıtını verdi.

Türkiye’nin dışişleri ve liderler düzeyinde bir toplantıya ev sahipliği yapmaya hazır olduklarını vurgulayan Çavuşoğlu, önemli olanın iki tarafın bu düzeylerde bir araya gelmesi olduğunu belirtti.

Çavuşoğlu, “İstanbul görüşmelerinin ardından en çok mutabakata varılan konular nelerdir?” sorusunu da “İstanbul’daki toplantıda da bazı konuları artık müzakere etmiyorlar. Bunların uygulaması nasıl olacak, bunu müzakere ediyorlar.” diye yanıtladı.

İstanbul’da Rusya ve Ukrayna taraflarının güvenlik garantileri konusunda anlaşamadıklarını söylediklerini aktaran Çavuşoğlu, bu konuda yakınlaşmaların olduğunu ancak iki tarafın da nihai kararını vermesi gerektiğini vurguladı.

Çavuşoğlu, öte yandan en zorlu konulardan iki tanesinin Kırım ve Donbas’ın statüsü olduğunu belirterek “Her ikisi de hassas, liderler düzeyinde karar verilmesi gereken konular. Ayrıca herhangi bir anlaşma imzalandığı zaman bu anlaşma meclislerden de geçecek, hatta Ukrayna’da referanduma gidilecek.” diye konuştu.

Rusya ve Ukrayna arasında güvenlik garantileri anlaşmalarının dili konusunda taraflara anlayışlı olmaları gerektiği yönünde tavsiye verdiklerini kaydeden Bakan Çavuşoğlu, “Bu anlaşmaların her iki tarafın meclisleri ve halkları tarafından kabul edilebilir bir anlaşma olması lazım.” ifadesini kullandı.

“Avrupalı müttefiklerimize de bu konuda hazırlıklı olmaları gerektiği konusunda tavsiyelerde bulunuyoruz”

Yakın zamanda ateşkesin mümkün olup olamayacağı sorusuna da Çavuşoğlu, “Bu hassas konuların silah altında müzakere edilemeyeceği” yanıtını vererek taraflara ateşkes çağrısı yaptı.

Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

“Ben sadece düşüncelerimi söylerken ‘böyle yapsınlar’ demek istemiyorum ama zorlu konuları bir günde çözemiyorsanız, bir iki ayda çözemeyeceksiniz ‘çözülünceye kadar savaş devam etsin’ anlayışı olmaz. Bugün çözemiyorsanız önce bir ateşkes, sükunet olsun. Diğer atılacak adımlar atılsın. Çekilme olsun, karşılığında yaptırımlar söz konusu bunlardan ne kadarı kaldırılacak, gevşetilecek bunlar da hepsi birbirine belli bir aşamadan sonra bağlı olacak.”

Rusya ve Ukrayna arasında ateşkes olması durumunda hangi konularda adım atabilecekleri konusunda Avrupalı müttefiklerine tavsiyede bulunduklarını kaydeden Çavuşoğlu, “Yarın ateşkes olduğu zaman Rus askerlerinin çekilmesi ve diğer konularda yaptırımların kalkması da masada olacak. O zaman da siz hangi konularda adım atabilirsiniz, hangi yaptırımda gevşemeye gidilebilir ya da kaldırılabilir. Yaptırımların kaldırılması da haklı olarak şarta bağlı olacak. Avrupalı müttefiklerimize de bu konuda hazırlıklı olmaları gerektiği konusunda tavsiyelerde bulunuyoruz. Onların da bunun masaya gelebileceğini düşündüklerini görüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’nin AB ile Rusya arasında da bir misyon üstlendiğine de işaret eden Çavuşoğlu, “Ortadaki tabloda herkesin üzerine düşeni yapması gereken durumlar var. Gerçekçi bir şekilde düşündüğünüz zaman, oturup da ‘şimdi ateşkes oldu bundan sonra ne olacak, kalıcı bir barış için neler yapılması gerekiyor, bu konuda kim ne yapması gerekiyor’ bu konularda da kafa yoruyoruz.” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde de istişare yaptıklarını kaydeden Mevlüt Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da NATO marjında ve telefonda da liderlerle de görüştüğünü söyledi.

“Bir tarafta resmi, bir tarafta gayriresmi kanalların olması son derece doğal”

Çavuşoğlu, İstanbul’daki görüşmelerde Rus iş insani Roman Abramoviç’in de yer almasına ilişkin bir soru üzerine, “Abramoviç samimi bir şekilde savaşın ilk gününden bu yana bu savaşın sonlandırılması için çaba sarf ediyor. Bu çabalarını tüm dünya görüyor. Ukrayna da bu konuda olumlu şeyler söyledi. Hatta yaptırım uygulanan oligarklar listesinde Abramoviç’in ismi yok ne AB’de ne ABD’de.” yanıtını verdi.

Resmi müzakerelerin önemine işaret eden Çavuşoğlu, “Bir de liderler arasında olsun, ülkeler arasında olsun açık tutulması gereken kanallar var. Böyle bir durumda Abramoviç’in faydalı bir rol üstlendiğini görüyoruz.” diye konuştu.

Çavuşoğlu, “Bir tarafta resmi, bir tarafta gayriresmi kanalların olması son derece doğal.” ifadesini kullandı.

“Mayısın ortasında Enerji Bakanımızla (Fatih Dönmez) hem Filistin’e hem İsrail’e bir ziyaretimiz söz konusu”

Bakan Çavuşoğlu, “Türkiye’nin, kısa vadede Rusya’nın Avrupa’ya temin ettiği enerjinin alternatifi olacak şekilde birtakım kaynakları Avrupa’ya ulaştırması mümkün mü? Ama Irak’tan, ama Azerbaycan’dan, özellikle İsrail’den?” şeklindeki soruya, “Çok kısa vadede bunun gerçekleşmesi mümkün değil ama özellikle bu savaştan sonra herkes enerji güvenliği konusunda çeşitlenmenin şart olduğunu düşünüyor. Değişik ülkelerle anlaşmalar da imzalıyoruz. BAE olsun, Katar olsun, Cezayir olsun. Hatta Latin Amerika bölgesindeki bazı ülkelerle.” cevabını verdi.

Güney Gaz Koridoru’nun en büyük parçasını oluşturan Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı (TANAP) ile koridorun Avrupa ayağı Trans Adriyatik Boru Hattının (TAP) kapasitesinin genişletilmesinin de gündemde olduğunu belirten Çavuşoğlu, “Irak’tan biliyorsunuz, iki petrol boru hattı var. Maalesef bir tanesi DEAŞ tarafından tahrip edilmiş durumda.” dedi.

Çavuşoğlu, Doğu Akdeniz’de hakça paylaşımın öneminin de bu süreçte öne çıktığını ve burada ekonomik olarak en uygun güzergahın Türkiye üzerinden geçtiğini belirtti.

Türkiye’nin İsrail’le ilişkilerinde atılan yeni adımların önemine de dikkati çeken Bakan Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

“Mayısın ortasında Enerji Bakanımızla (Fatih Dönmez) hem Filistin’e hem İsrail’e bir ziyaretimiz söz konusu. Aslında 3 Nisan için bu planlanmıştı daha önce ama o gün İsrail Başbakanı Naftali Bennett, Hindistan’da, yurt dışında olacakmış. O nedenle mayısın ortasına erteledik. Tarihi de hemen hemen netleşmeye başladı. Arkadaşlarımız görüşüyorlar. Sonuçta bu bölgedeki gazın da Türkiye’deki gaz ve petrol boru hatlarına bağlanması ve buradan Avrupa’ya gitmesi önemli. Moldova, Ukrayna gibi ülkelerin de bu konuda ciddi arayışları var. Sonuçta çok kısa bir süre içinde bunun ikamesi zor.”

Çavuşoğlu, İsrail ile karşılıklı büyükelçilerin atanması konusundaki bir soruyu, “İsrail Cumhurbaşkanı’nın Ankara’ya ziyaretinde, cumhurbaşkanları bu konunun dışişleri bakanları tarafından görüşülmesi konusunda mutabık kaldı. Büyükelçiler ne zaman tekrar görevlendirilebilir, atanabilir, bunu bize bıraktılar. Olası ziyaretimizde, bunu (İsrail Dışişleri Bakanı Yair) Lapid’le görüşeceğiz.” şeklinde yanıtladı.

Türkiye’nin İsrail’le ilişkilerinin normalleşmesinin Filistin davası pahasına olmayacağını belirten Çavuşoğlu, “İsrail’le ilişkilerimizin normalleşmesini Filistin çok istiyor.” dedi.

“Tüm dünya enerjide alternatif arayışı içinde”

Türkiye’nin Rus gazına bağımlılığının yüzde 40’ın altına düştüğüne dikkati çeken Çavuşoğlu, alternatif kaynaklar ve yenilenebilir enerjiye yapılan yatırımlarla bu noktaya gelindiğini söyledi.

Enerji bağımlılığının azaltılması gerektiğine vurgu yapan Mevlüt Çavuşoğlu, “Tüm dünya açısından baktığımız zaman bu kolay değil. Amerika’nın Venezuela’yla tekrar görüşmeye başlamasının sebebi bu. Diğer taraftan İran’dan nükleer anlaşma konusunda, Rusya’yı da ikna edebilirlerse bu anlaşma yürürlüğe girdiği zaman İran petrolü ve gazı üzerindeki kısıtlamalar da kalkacak. Bunlar da piyasaya girmiş olacak. Yani tüm dünya bir arayış içinde.” diye konuştu.

Türkiye’nin Rus doğal gazı ve petrolünü tedarik etmede bir sıkıntısı bulunmadığına da işaret eden Çavuşoğlu, anlaşmalar kapsamında Rusya’dan gazın alınmaya devam edeceğini söyledi.

Çavuşoğlu, depolama konusunda da yatırımların artması gerektiğini belirtti.

“Türkiye bölgenin ve dünyanın barışı için kilit bir ülke’

AB ve ABD’nin Türkiye’nin bölge ve dünya için önemli rolünün bilincinde olduğunu anlatan Çavuşoğlu, “Daha önce de bilincindeydi ama bu savaş gösterdi ki Türkiye bölgenin ve dünyanın barışı için kilit bir ülke. Ayrıca Türkiye’nin AB ve dünya ekonomisine katkısı ortada. Diğer taraftan Avrupa güvenliğine en çok katkı sağlayan ülkelerden bir tanesiyiz. Bunu tüm dünya görüyor, AB de görüyor.” değerlendirmesini yaptı.

Bu özelliklerin AB ve ABD tarafından unutulmaması gerektiğini söyleyen Bakan Çavuşoğlu, “Maalesef genelde gördüğümüz tablo bu. İhtiyaç duydukları zaman yanaşıp sonra biraz daha mesafeli durmak. Bu sadece Türkiye için de geçerli değil başka ülkeler içinde geçerli.” ifadelerini kullandı.

“Böyle davranarak küresel aktör olabiliyor mu Avrupa Birliği? Olamıyor.” diyen Çavuşoğlu, Türkiye’nin dışlanmasıyla istenilen hedeflere ulaşılamayacağının altını çizdi.

Avrupa’nın güvenlik bakımından otonomisi tartışmalarına da değinen Çavuşoğlu, “AB üyesi ülkelerin yarısı buna karşı.” dedi.

Çavuşoğlu, Türkiye’nin katkısı olmadan bu durumun gerçekleşemeyeceğini de vurgulayarak bu girişimin doğru olmayacağını söyledi.

Türkiye’yle ilişkileri sürdürürken bu konuların dikkate alınması gerektiğini belirten Çavuşoğlu, şunları kaydetti:

“Gümrük Birliği anlaşmasının modernizasyonu konusunda ne engel var? Siyasi. Şimdi diyorlar ki yüksek düzeyli diyaloğu Türkiye’yle başlatalım. Daha önce ne engel vardı yüksek düzeyde diyalog için? Liderler zirvesine başbakanken cumhurbaşkanımızı davet ediyordunuz. Gayriresmi dışişleri bakanları toplantısına davet ediliyordu Türkiye. Orda da vizyonumuzu, tutumumuzu paylaşıyorduk.”

AB Bakanı olarak ilk katıldığı AB Gayriresmi Dışişleri Bakanları (Gymnich) Toplantısı’nda bugün Ukrayna’da yaşananların yaşanabileceğini ve hangi bölgelerde olacağını da anlattığını aktaran Çavuşoğlu, “Türkiye şimdi ortaya vizyon koyuyor cumhurbaşkanımızın liderliğinde. Bu ülkelerin Türkiye ile ilişkilerini bu geniş açıdan bakarak devam ettirmeleri gerekir. Türkiye’yle yakın ilişkilerin kimseye bir zararı olmaz.” değerlendirmesini yaptı.

AB’nin genişlemeye bakışına ilişkin de açıklamalar yapan Çavuşoğlu, “Niye Karadağ durduruldu? Niye Arnavutluk ve ismini değiştiren Kuzey Makedonya’ya tarih verilemiyor? Neden bir ülke engelliyor? Sözde bir ülke engelliyor ama arkasında kimler var? Çok ciddi sayıda güçlü ülke genişlemeye karşı.” dedi.

Ermenistan’la ilişkiler

Çavuşoğlu, Türkiye- Ermenistan ilişkilerindeki güncel duruma ilişkin, “Bundan sonraki atılması beklenen adım nedir? Mesela Ermenistan Dışişleri Bakanının Ankara’ya gelmesi ya da sizin Erivan’a gitmeniz gündemde mi?” sorusuna, “Bunların hepsi gündemde olabilecek şeyler. Önemli olan bu süreçte Azerbaycan’la yakın istişare içinde olmamız ve Azerbaycan’ın bu süreci desteklemesi.” yanıtını verdi.

Azerbaycan’ın, Türkiye’nin Ermenistan’la ilişkilerine dair süreci desteklediğinin altını çizen Mevlüt Çavuşoğlu, Azerbaycan-Ermenistan ilişkileri kapsamında da Azerbaycan’ın kapsamlı bir barış anlaşması teklifinde bulunduğunu hatırlattı.

Afganistan’a ilişkin güncel durum

Çavuşoğlu, Afganistan’la ilgili temasların da yoğun şekilde sürdüğünü belirterek “Kızların okullarının açılmasıyla ilgili karardan bir geri adım oldu, bu yanlış, bunu düzeltmeleri gerekiyor ama kendi aralarında da bölünmüşlük var. Farklı düşünüyorlar onu da görebiliyoruz.” dedi.

Türkiye Maarif Vakfının bu ülkedeki 14 kız okulunun 12’sinin açık olduğunu, Kabil’dekilerin ise yeni öğretim yılında açılmasına izin verileceğini kaydeden Çavuşoğlu, ülkedeki ekonomik sıkıntılara dikkati çekti.

Türkiye’den 3 yardım treninin Afganistan’a insani yardım götürdüğünü hatırlatan Çavuşoğlu, “Havaalanının işletilmesi konusunda Katar’la Türkiye’nin ortaklaşa kurduğu şirket, Taliban yönetimiyle anlaşabilmiş değil. Taliban yönetiminin bunu kar getiren bir proje olarak görmemesi lazım. Bu bizim aslında Afganistan’a Katar’la birlikte bir kalkınma yardımımız. Çünkü karlı bir iş değil. Yatırımları var, işletilmesi var, personeli var. Taliban’ın bu mantaliteyi değiştirmesi gerekiyor.” diye konuştu.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Taliban yönetimiyle İstanbul ve Katar’da yapılan görüşmelerin olumlu olduğunu ancak son görüşmede yaptıkları teklifi beğenmediklerini anlatarak “Eğer şartlarda anlaşırsak işletiriz, anlaşamazsak kusura bakmayın deriz diğer insani ve diğer yardımlarımızı Afganistan’a yapmaya devam ederiz ama Afganistan’ın tüm dünyayla bağlantısının kopmaması için Kabil Havaalanının açık tutulması gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu.

(Bitti)