Türkiye’de bu kış “dağ ispinozu” daha fazla görüldü

Necmettin Erbakan Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Eğitimi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Musa Dikmenli, “soğuk iklim kuşu” olarak da bilinen, sesi ve rengiyle dikkati çeken dağ ispinozlarının kış mevsiminde yoğun kar yağışının da etkisiyle daha fazla görüldüğünü söyledi.

Dikmenli, AA muhabirine, ülkedeki biyoçeşitliliğe ilişkin çalışma yaptığını belirtti.

Kuş türlerine ilişkin doğada uzun yıllar gözlemde bulunduğunu, nadir görülenleri fotoğrafladığını anlatan Dikmenli, geçen yıllarda 420 olan tür sayısının 494’e yükseldiğini anımsattı.

Konya’da 250’ye yakın kuş türünü fotoğrafladığını belirten Dikmenli, “Hedefim 300’e ulaşmak ve aşmak. Kelebek türüne gelince Türkiye’de yaklaşık 450 kelebek türü var. Ülkemiz biyoçeşitliliği bakımından çok zengin. Tüm Avrupa’nın biyoçeşitliliği Türkiye’ninki kadardır. Bu kelebeklerde de böyledir. Şu ana kadar Konya’da da 180 civarında kelebek türü kaydı aldım. Bunların da sayısını artırmaya çalışıyorum.” diye konuştu.

Dikmenli, ülkenin sahip olduğu bu değerlerin bilinmesi ve korunmasının önemli olduğunu dile getirdi.

“Geçen yıl ve önceki yıl dağ ispinozu çok fazla uğramıyordu”

Dağ ispinozlarının hareket yeteneklerinin çok iyi olduğunu ve uzun mesafe uçabildiğini anlatan Dikmenli, şu bilgileri verdi:

“Türkiye’deki kuş türünün yarısı yaz ve kış göç eder. İklim şartları olağan dışı türlerin ülkemizi ziyaret etmesini sağlıyor hatta bunların sayıları değişebilir. O yüzden iklim şartlarına göre kuşları takip etmek önemlidir. Geçen yıl ve önceki yıl dağ ispinozu çok fazla uğramıyordu. Bu yıl çok yoğun olarak gözlemledik. Ülkemize kuzeyden geldiler. Ekstrem iklim şartları, kuşların güzergahları ile göç esnasındaki sayılarını etkiliyor, bazı kuşların sayılarının artışını ve Türkiye’ye daha fazla uğramalarını sağladı. Yani göç yollarını etkilemiştir. Göç edenlerin sayılarını da etkiler. Kuş sayısında net rakam vermek mümkün değil.”

Dikmenli, zengin tür çeşitliliğinin ekoturizmi canlandıracağını ifade ederek, şöyle konuştu:

“Flamingolar Tuz Gölü’nün bir karakteristiği haline geldi. Kulaklı orman baykuşları yine o bölgenin karakteristik türleri arasında yer aldı. Bu konuda insanlarımız aydınlatılabilir. Ekoturizm gelişiyor, doğaya zarar vermeden, yapısını bozmadan ve uzaktan gözlemine yönelik etkinlikler düzenlenebilir. Bu da ekoturizmin alanına giriyor. Konya’yı bu anlamda tanıtabiliriz. Konya biyoçeşitlilik bakımından oldukça iyi bir noktada. Kuş, kelebek türü ve endemik bitki bakımından çok zengin.”